27 Mart 2007 Salı

Acilde McDreamy'i Duslerken

Kafaca ve bedence iyilik gibisi var mi, yok. Yok olunca naparsiniz peki, solugu doktorda alirsiniz hele ki acil bir durum varsa di mi?

Persembe aksami oglani okuldan aldik, eve geldik, basladi karnim agridi demeye. 1 saat 2 saat 3 saat, uyuyor uyaniyor hala karni agriyor. Bu arada doktorunu aradim ve sag tarafa dogru inen bir agri var mi diye sordu. Yok dedim, agri karin bolgesinde. Devam ederse acile gidin, yoksa sabahi bekleyin dedi. O ana kadar bana dank etmemisti apandist olabilecegi. Biraz kitap karistirip internete baktik, az da olsa kucuk yastaki cocuklarda gorulebilirmis.

Daha once bir kez acil tecrubemiz oldu, mumkun mertebe uzak durmaya calistigimizdan napabiliriz dedik. Malum 5'den sonra klinikler ve doktor ofisleri kapali. Zaten ha dedigin anda burada bir doktora randevu almak imkansiza yakin. Birkac ay once, aksam saatlerinde ve hafta sonu acik olan bir cocuk klinigi reklami gordum dergide. Orayi aradik, durum anlattik, hemen gelin dedi doktor.

Iceri girdik, 5 dakikalik kagit islerinden sonra iceriye aldilar. Nasil temiz, nasil duzenli, nasil ilgili calisanlar. Hemen hemsire geldi, kandaki oksijeni, tansiyonu olctu, gogsunu dinledi. Tablet PC'de kayit tutuyor bir yandan. Oglan hala agridan kivraniyor. Biraz da atesi cikmis, arada bir bogazim agriyor diyor. Ardindan doktor geldi. Telefonda semptomlari anlatmis oldugumuzdan, once karin bolgesinde muayenesini yapti, saga dogru daha yogun bir agri saptiyor gibi ama cocuk bu, bir dedigi otekini tutmuyor ki... Sistik olabilir, mide enfeksiyonu olabilir, apandist olabilir diyor doktor. Idrar ve strep testi yapilip negatif cikinca geriye iki olasilik kaliyor dedi. Buyuk tuvaletini yapti mi bugun, yapti dedik, zira kabizlik apandist belirtisi olabilirmis. Kusmasi var mi, yok dedik. Tamam bir yurumesini gorelim dedi, baktik biraz aksiyor gibi. Yuregimiz agzimizda bekliyoruz. Gel mutfaga gidelim bir meyve suyu alalim dedi doktor oglana. Gidip geldiler, gene muayene edecekti ki, bizim oglan henuz meyve suyunu acmisken kustu. Hah dedi doktor bu apandist isareti, sizi acile gonderiyorum. Bu arada kendi doktorunu arayip, kendi teshisini ve yonledirmesini anlatti uzun uzun. Ambulans yollayalim mi diyorlar, gerek yok diyoruz, 10dk'lik yol. Bizi yolladigi hastanenin acil servisi ve nobetci doktoruyla konustu. Iceri girince direkt odaya girin, doktor sizi bekliyor olacak dedi. CAT Scan ya da ultrasonla bakilacak, eger apandistse ameliyata alinir dedi.

Biz ayagimiza kirmizi hali serilecek diye acile girdik. Oyle ya, doktor sizi hemen iceri alacaklar dedi. Bekleme odasinda 15 kisi filan var. Girise dedik biz surdan geliyoruz, iceride kayit olun dedi. Kayida gittim, bakin bu cocugun apandisti olabilir, doktor bizi bekliyor, girebilir miyiz dedim. Hayir once kayit olmaniz lazim dedi. Iyi olalim ama, onun ne kadar acelesi yoksa ben icimde o kadar dugum oluyorum. Sigorta bilgisini 3 kez girmek zorunda kaldi, 2 kez sigorta kartimin fotokopisini cekti agir aksak, orayi imzala, burayi doldur derken goz ucuyla bekleyenlere bakiyorum. Kimsede ne bir aci ifadesi, ne bezginlik var. Yahu Acil'e niye gelir ki insan eger aci cekmiyorsan diyorum icimden. Kusan bir cocuk, eli sargili bir genc, uykulu gozlerle TV'de NBA macina bakan yorgun gozler goruyorum bu 15 kiside. Bir aile gelmis;2 kucuk cocuk ve anne babayla. Belli ki cocuklardan biri hasta, digerini de birakacaklari kimseleri yok. Aradan tam 50 dk geciyor hemsirenin yaptigi kisa bir on muayeneden sonra bizi iceriye aliyorlar.

TV'de ER ve Grey's Anatomy aksamiydi bu gece. Dizilerde izledigim sahneleri canlandiriyorum gozumde. Acaba Dr. McDreamy ya da Dr. Kovach gelir mi ya da Intern doktorlardan belki suratsiz Christina ya da sweetheart Izzie'ye benzeyen birileri vardir diyorum. Etrafa bakiyorum kimse intubate edilmiyor ya da hemen operasyona alinmiyor, ya da panik havasi esmiyor. Anlasilan bu diziler bizi kandiriyor...

Oglan pediatri odasi diye ayrilan bolumde uyuyor. Kustuktan sonra rahatladi aslinda, karin agrisi da gecti. Yorgun mu yorgun ama emin olmak icin buradayiz, bekliyoruz. Ortada hastabakicilar ve hemsireler var. Doktorlar perdeyle ayrilan bolumlere girip cikiyor. Aaa bir de kimi goreyim benim aile doktoru diye gittigim doktoru. Meger bu hastanede calisiyormus. Bize ugrayan kimse yok. Burak sunlara bir sorayim diye cikiyor odadan, geri geliyor, kimse birsey bilmiyormus. Biz de birisi gelecek ve filmlerdeki gibi chart'ini alip, soyle fiyakali bakip, sorular sormaya baslayacak diye bekliyoruz. Daha dogrusu ben. Icine dustugum icin bu hastane dizilerinin gene bizi kandirdiklarini dusunuyorum.

Aradan 1 saat daha gecmis ve ilgilenen yok. Bekleme odasinda gordugum gence takiliyorum, oda yoklugundan ortada muayene ediliyor. Sag bilegine yakin bir kanama var, uzaktan duydugum kadariyla bilegi incinmis, doktor onu rontgene yolluyor. Bir de koridorda surekli gece kordon gezmesinde gibi gelip-gecen 2 genc kiz var. Mutemadiyen 10 dk'da bir volta atiyorlar. Uzerlerinde ziyaretci yazisi var. Gene suratlara bakiyorum... Acildeki insanlarin yuzlerine... Yorgunlar ama bezginlik, keder ve aciya rastlanan bir iz yok. Nedir bir duygusuzluk diyorum icimden. Bati toplumlarinin duygularini gizleme cabasi mi, yoksa Dogu toplumlarinin kendini birakip teslimiyetci olma karsisinda gordugum tepkinin tersi mi?

O sirada bir doktor giriyor odaya eldiven almak icin. Ona soruyorum bize ne zaman bakacaksiniz diye. 3 nobetci doktor varmis, sirayla aliniyor dedi. Anlasildi; acilde de olsan cok cok acil olmasan bekleyeceksin. 3 saat sonra bir pediatri doktoru geliyor. Saat gecenin 3'une geliyor, oglan derin uykuda. Uyandirilmaktan hic hoslanmiyor tabii. Neyse ki tahlilleri onceden yapildigindan kisa bir muayeneden sonra durum saptaniyor. Gastroenteritis denilen mide rahatsizligi geciriyormus. Bu siralar cok goruluyor dedi. Apandist olsa su an cani cok yanardi dedi karnina dokudugunda. Peki diyorum hani bizim ismimiz buradaki nobetci doktora verilmisti. Biz gelmeden o doktorun nobeti bitmis, cikmis. Zaten burada da olsa gene ayni sure bekleyecektik sanirim.

Neyse cikis islemleri icin bir 15-20 dk daha bekliyoruz, bir yandan hazirlaniyoruz cok sukur apandist degilmis diyerekten.

Tamam, tam olarak McDreamy'i ya da hadi McSteamy'i olsun, gormeyi duslemesem de birazcik yakin birseyler olabilir miydi diye dusundum bu acil deneyiminde. Demek onlar sadece filmlerde oluyor.

10 yorum:

Adsız dedi ki...

Figencim...
Geçmiş olsun...Büyük bir deneyim... Amerikada böyle durumlar daha farklı... herşey kural prosedür vs.vs.. soğuk kanlı yaklaşım... Ama yinede ben telaşlıyken benim duygularıma karşılık verecek omzumu sıvayacak sıraya aldırış etmeden beni sakinleştirecek doktorların yanımda olmasını tercih ederim...:-))

Adil Hindistan dedi ki...

Cok gecmis olsun, Figen. Ben bu acil isini anlamis degilim zaten. Gecenlerde benim basima geleni yazmisti Bezen. O zaman, agrim filan olmamasina ragmen beni acile gonderdiler. 5 dk. icinde de doktorla gorustum, tahliller vs vs yapildi.

Ote yandan sonuclari beni oraya gonderen doktora gondermisler, "gidin ondan randevu alin" dediler. Aradim randevu alayim diye. "Cok dolu, Agustos'a kadar dolu ama birlikte calistigi doktora randevu verebiliriz" dediler. OK dedim, "en erken Mayis 15" :( Komik!

Mine dedi ki...

Çok geçmiş olsun canım...

Düşünüyorum da 10 yıl acilde çalışmış bir hekim olarak, hiçbir hasta iki buçuk saat beklememiştir. Burada 10 dk bile beklemezler. Acili, sıra beklememek için tercih eden ve gereksiz yere kalabalık yapan çok hasta vardır.Onlar yüzünden, acil hasta tanısı atlanabilir.
Birçok hastaya göre, doktor yemek yemez, wc'ye gitmez, susamaz, yorulmaz bir varlıktır. 24 saatlik bir nöbette kaç hasta muayene ettiğini, bu arada ex olan hastalarının olupta ona üzülebileceğini kimse düşünmez, çünkü işine gelmez. Kaç kere resusitasyon yaparken, benim enjeksiyonum ne zaman yapılacak, benim pansumanım ne zaman yapılacak diye sorun yaratan kişiyle karşılaştım bilemezsiniz.Kaç kerede, ex olan birini morga gönderip, ardından gelen boğaz ağrısına bakmak durumunda kaldığımı da...
Çocuklar, travmalar, serebral olaylar, kardiyak problemler,akut solunum sıkıntıları,allerji- anaflaksi, zehirlenmeler vb acildir.Ama 10 gündür vardı da bugün çok şiddetlenen bel ağrısı, boğaz ağrısı,kaşıntı,sivilce, mantar, ayağı ayakkabı vurması, solucan düşürme vb durumlar acil değildir:)) Bu tür vakalarla karşılaştığım için yazdım.
Acil, acil gibi çalıştığı zaman güzeldir ve hastaya da faydalıdır. Umarım acille ilgili sorunlar, hem hastalar, hem de çalışanlar için en yararlı şekilde çözülür.
Sağlıklı günler...

Yıldız dedi ki...

Figencim çok geçmiş olsun.

Apandisit olmamasina da ayrıca sevindim demek istiyorum.

Ekranın arkasında yaşanan bu hayatlar ne olacak böyle... Hadi aklı başında insanlar durumu analiz ediyorlar, ya diğerleri, çocuklar ne olacak... Gerçek dünya onları çok ama çok hayal kırıklığına uğratacak.

Tekrar geçmiş olsun.

Sevgilerimle,

FB dedi ki...

Iyi dileklerini ileten herkese tesekkur ederim.

Arzucum; aynen dedigin gibi burada bir sistem var ve insanlar hemen her kosulda sogukkanli. Bazen sicak bir doktor eli aramiyor da degil ama unutmamali ki, azarlayan, dovercesine davranan doktor da az degil TR'de.

Adilcim, valla randevu alma isi bir muamma ama ustele, acil de, hemen gelmem lazim de. Bazen birilerine sokuyor bu numaralar.

Minecigim, sen doktor gozuyle yazmissin dusunduklerini. Tabii dediklerinde yuzde yuz haklisin, ama "hekime sorma, cekene sor" demisler ya hasta olunca ya da cocugu hasta olunca kendinden baskasini insan gormuyor mu ne. Ama acile gitmek icin gercekten acillik bir durum olmasi lazim, ve burada nitekim o isliyor, TR'de hic acile gitmedim senin yorumundan bayram ziyaretine gelir gibi acile gitsek de isimizi gordursek diyen de oluyor galiba. Cunku herkesin isi acil sonucta :))

Yildizcim, benim McDreamy'i aramam bir ironiydi tabii ama dedigin gibi ya cocuklar ya da gencler ... Ya da ozenti icinde olan aileler... Dogru kullanilmayan hersey bir yerde bumerang gibi carpiyor insanlari.

Timur dedi ki...

Figen , kusura bakma lütfen , daha yeni farkediyorum olanları .
Geçmiş olsun , umarım oğlun şuan iyidir .

Adsız dedi ki...

Sevgili Figen,

gecmis olsun.

doktora arkadaslarinin itiraz etmeyecegini umarak :-)) :
midenin iyi hissedilmemesi durumu icin bizin sulalenin 100+ yillik
ev ilaclarindan birini onereyim
hemen :
nane.
mumkunse taze nane.
bir kac bardak suya bir kac
tutam taze nane atip kaynativer ver.
tazesi yoksa, bolca kuru nane de olur.
limon eklenebilir.
taze nane, bahcenin bri kosesine ekilebilir. bahce yoksa, saksiya ekilebilir.
"0" yan etki.
iyi olmayan mideyi aninda
komple boca ettirir.
saglama oyle etki yaratmaz.

karin agrisinda, ozellikle sindirim baslamadan once yenilenleri, yapilanlari hatirlamak (dokunacak bir sey yenmis olabilir, usutulmus falan olabilir) ise yarayabilir.

geyirmek, ve buyuk tuvalete cikmak rahatlatabilir.

doktora ulasana dek,
bunlarin denemesi rahatlatabilir.

sevgiler.

Pratik Anne dedi ki...

Apandisit cikmamasi gercekten cok sevindirici. Acillerin durumu ise ic karartici. Biz bir de ustune virus kaptiydik o acil bekleme salonlarindan. Mide virusu. Bu da Chicago nun sozum ona en ozel ve guzel cocuk hastanesi. Allah acile dusurmesin yani.

Adsız dedi ki...

Figencigim,
olanlari yeni okuyabildim. Cok gecmis olsun arkadasim.
Mail'de görüsmek üzere, Nilüfer

Adsız dedi ki...

Timur, tesekkurler. Burada acil durumlari boyle iste :(

Anonim arkadasim, mide sorunu oldugunu bilsek zaten sabahi evde gecirirdik de, gecmeyen karin agrisi olunca sart oldu hastaneye gitmek. Tavsiyene teskkurler, nane-limon cayi hep vardir zaten elimin altinda.

Burcu dedigin gibi, ER'lar mikrop dolu, hasta gidip daha da hasta olmak var isin ucunda tabii. Cok cok acil olmayinca gitmiyoruz artik.

Nilucugum, mailini bekliyorum. Optum.
FB