3 Aralık 2010 Cuma

Formda Kalmak Icin Yazi Yazmak Lazim.... Sibi'me

Sali gunu uzun bir kara yolculugu yaptim. Guzergahim ev yani Metro NY'dan - Harrisburg, PA'ydi. Yolumun hemen hepsi otobandan gectiginden pek sikiciydi demek dogru olur. Amerika demek yol demek, yol demek araba demek, kamyon demek, tasimacilik demek, sik sik orta seritte sikisip saga kacmak demek, sonra onumdeki benden daha yavas olunca gene kamyonlarin onune atlamak demek. Ama oylesine canavar gibi suruyorlar ki, sanki ben saga gecmezsem ham yapip yutuvericeklermis duygusu veriyor insana.

Sali gunu yani 30 Kasim cok sevdigim iki arkadasimin dogum gunuydu. Telefon da acamadim, ruhsuz 2 mail'le kutladim yeni yaslarini ama Sibi'me gec de olsa bir yazi yazmak istedim alem-i blog dunyasinda.

Bu siralar Ally McBeal dizisine taktim. Gunumu onunla tamamlarsam kendimi daha iyi hissediyorum. Gecen bolumlerde bizim kiz ,yani Ally, kalp kirikligindan muztarip, ev arkadasi Renee'in kolunda Boston sokaklarinda teselli buluyordu. Icim ciz etti o an, dedim ki iste biz de boyleydik Sibim'le. Beni cekistire cekistire disari cikarir, oylesine dolasirdik da dolasirdik. Daha cok kol kola, gene cekistire cekistire, kiza kiza, soylene soylene illa disarda olmak isterdi. Ben de asagi kalmazdim ama onun icin hayat, o zamanlarda hep disarda olmakti. Kardesi bile halimiza sasirirdi neden birgun bile evde oturup totomuz minder yuzu gormuyor diye.

Pespembe, cirtlak, cingene pembesi ojeleriyle ilk tanidim onu, universitenin 2. gununde (kizdin mi bu ojenin rengini yazdim diye, o zaman saclarini ilk boyattigin rengi yazmiyim bari). O Bandirma'dan gelmisti, ben Canakkale'den. Ikimizin de Istanbul'da Bostanci taraflarinda yasayan dayilarimiz vardi. Ikimizin de o kadar cok ortak noktasi vardi ki; ama ikimiz de aslinda farkli kisiliklerdik, ve ikimiz de biliyorduk bunu. Yillar boyunca oda arkadasi olduk, ev arkadasi olduk her hafta sonu birbirimize, Gungor teyzenin nefis kurabiyleriyle beslendik uzun somestir aralarinda, ya da soguk kis hafta sonlarinda. Illa icmek icin bahane arardik, daha cok Sibim tabii, benim midem doluverir 2 bardakla ama Sibi'ye ne verirsen ver icer, hayir demez. Sallana sallana kantine gitsin, bara gitsin, cafe'ye gitsin ve hep birseyler icsin. Insan ictigi her kahveyi begenir mi gulum ya, ama gecenlerde ona da dedim, yemin ederim her kahve alisimda, sirkette, Dunkin'de ya da bizim favori bezincide, hele de aromaliysa seni hatirliyorum diye, kesin buna da bayilirdi diye. Yok hakkini yemiyim, ucundan tadip attigi da olurdu.

Sonra bana demis ki bu ayin baslarina dogru, sirkette York testi mi ne aliyorlarmis "buralarda bu moda oldu, yiyecek-vucut metabolizmasi iliskisindeki besin inteloransini kesfetmek icin..." Tam da benim dogum gunumden 1 gun sonra; kuzucugum mayali besinlere, biraya, peynire intoleransi varmis bunu haber veriyor. Hepsi de cok sevdigi seyler, uzuluyor yiyemeyecek diye. "York amcanin dediklerini uygula da aklin basina gelsin, benim dogum gunumu belki seneye hatirlarsin" diye yanit verdim. "Ama tekila ve raki icebilirim ..." Sibi'den gelen cevap bu, evet yeter ki icsin o :))

Akillidir, sasirtir beni bazi cin fikirleriyle, hassastir, sefkatlidir, benim olamadigim kadar genis ve uyumludur. Yuzumden anlar hemen icimdeki duygulari, sormaz anlatmami bekler. Dalgindir, unutkandir, "ay ... " diye bir baslar ama bilirim unutkanligini hele bir York diyetini uygulasin o zaman iyilesecek :) Cok iyi bir dinleyicidir en cok bunu mu ozluyorum ne...

Bugun cuma, tam da seninle kolkola gezebilecegimiz bir gun. Eski gunlerdeki gibi Istiklal mi olur, Bagdat mi olur, Kucukyali sahil mi olur, NY mu olur, harita okumayi bilmiyorsun diye kizdigim Panama City sahili mi olur. Off nasil da yagmurluydu donus yolu hatirliyor musun? Anilar o kadar cok ki, hani Valley, AL'dan ciktik etrafi kesfedicez diye kucuk kasabalardan gecerken bir kalabalik gormustuk de, acik arttirma var diye dalmistik aralarina. Hava yapisik ve sicak otesiydi. Bir cadirin altinda adamin biri heyecanli heyecanli birseyler anlatiyordu hani ve evet saticiydi nihayetinde. 70'lik moruklarina arasina dalip guneylilerin o bakislari arasinda elimize Incil verilince anlamistik, sattiklari seyin ne oldugunu.

22 yil olmus biz arkadas olali az once hesapladim da. Uzaklastik, geldik-gittik aramizdaki iliskide, kizdik, kustuk hatta birbirimize, ama hic kopmadik, birakmadik birbirimizi. Simdi Atlantik'in iki tarafinda aramiza kendi hayatlarimiz girmisken ben seni cok ozluyorum ve seviyorum...

Forma girmek icin birimizin York diyeti yapmasi ve digerinin yazi yazmasi yeter mi bilmem?.

1 yorum:

KoLoNBo dedi ki...

http://www.tarihiyerlerimiz.blogspot.com/

TÜRKİYENİN TARİHİ YERLERİ VE ESERLERİ YEREBATAN SARNICI BEYLERBEYİ SARAYI BALIKLI GÖL ARTEMİS TAPINAĞI MISIR PRAMİTLARİ UYGUR ALF. ...