15 Kasım 2008 Cumartesi

Mektup

Sevgili Arkadasim,

Konusamadik cuma gunu, ben de sana mektup yazayim dedim. Buralari sormussun email'inde, anlatayim o zaman. Amerika uzun zamandir siyah-beyaz aslinda. Aylar gecti, mevsimler degisti renkler sonbaharda kizilin en guzelinden yesilin sarinin en canlisina kadar hepsini yasadi ama ekim yapacagini yapti siyah-beyaz Amerika hepden karardi, hepimizin icini daraltti. Hani TR'deki haberleri okuyup TV'yi izleyince kaniksarsin ya olan-biteni, simdilerde gecen ilk panik havasindan sonra biz de alisir olduk. Gerci biz Turkler alisigiz enflasyon-devaluasyon-tensikat-kriz durumlarina ama gene de demek ki biz de buralara alismaya baslamisiz ki aramizda bile epeyce tantana yapiyoruz.

Buradaki adamlar siyaset, ekonomi konusmaz saniyorduk kendi aralarinda, megersem kriz cikmasini bekliyormus herkes. Eee basini sokacak evinin yaninda bir de tutup Florida'dan da almaya kalkarsan temeli bile atilmayan townhouse'lari yandi gulum keten helva. 2001'de araba reklamlarinda "keep rolling Amerika"'ydi slogan. 2008'de henuz krizden cikacak ne bir formul ne bir slogan var. Dur daha bunun ne kadar derine inecegi de bilinmiyor. Tabii Amerika hasta olur da dunyaya bulasmaz mi? Ingiltere, Almanya hepsi patir patir dokuluyor. Sen de biliyorsun G20 toplaniyordu bu hafta sonu, bakalim ne cozumler bulacaklar kendi aralarinda. Eleman cikarmayan, eleman alimini durdurmayan, kemer sikmayan sirket yok artik. Bunlarin da sagi solu belli degil ki anacim, dune kadar butcede su kadar fazla paramiz var, ne alalim arkadaslar derken patron, simdilerde aman kullanmadiginiz yerlerdeki elektrigi kapatin diye bangir bangir bagiriyorlar. Ama durum fena, hem de cok derin ve iyilesmesi daha uzun zaman alacak bu defa.


Ogrenci oldugumuz yillarda M. eniste, "ne guzel ogrencisin paran da yok derdin de yok derdi". Hakikaten kus kadar hafifmisiz ama coluk-cocuk, ev, is, guc, hayat, mayat derken meger ne kadar da buyumusuz de o zamanlardaki anne babaminizin yerine gecmisiz artik. Cok sukur sagligimiz iyi ya, biz iyiyiz ya bunlar da gelip gececek elbet. Ama bazilarimizi delip de geciyor uzucu olan o.

Sen nasilsin, cocuklar nasil? Demek buraya yazdigim kitaplari okuyorsun, cok sevindim. Yakin olsaydik da konussaydik uzun uzun. Senin de okudugun kitaplari bilmek isterim. Aslinda yaz-a-madigim ama ilgilenecegini dusundugum baska kitaplar da var aklimda. Bir zaman fukaraligini dustuk ki sorma. Cogu zaman bunu dusunuyorum gercekten zaman yok mu diye, istenirse ... ulasmak istenirse bir telefon uzakliginda ya da bir email atiminda olmak bile mumkun olamiyor mu? Hayati iskalamadan yasamak biraz ustalik istiyor galiba. Ogreniyoruz iste...

2 hafta sonra Sukran gunu geliyor, sonrasinda da Noel. Bu donem biz daha rahatiz, pek proje filan olmuyor ama bu hafta hic dusunmeden 3 gece ardarda bir is planlamisim ki canim sikildi. Neyse Allahtan uzun vakit almayacak umuyorum. Hafta sonlari ise bir kosturmaca ve herseye yetisme istegiyle geciyor vakit. Cogunlukla miniklere gore program yapip buyumelerinin keyfini yasamaya calisiyoruz. Arada kalan zamanlarda da hayal kurup, yapamadiklarimizi planlamaya calisiyoruz :) Gecenlerde kapali alanda tirmanma yapilan bir yere gittik. Ben bayildim ama dusundugumden daha zormus. Henuz tirmanma yapmadim ama niyetim var. Tenis icin havalar sogudu artik. Disarda olmanin keyfi bambaska yine de. O cinar agaclarini gormelisin arkadasim. Bizim mutfak tarafi arka ormana bakiyor ve ormanda da cogunlukla cinar agaci var. Nasil da renkler kizardi, sarardi. Simdilerde hepsi yapraklarini doktu sayilir, deck'teki cicekleri ve yazlik esyalari kaldirdim gecen hafta. Burada her mevsimin ayri cicegi var. Yaz geliyor petunyalar, papatyalar, sardunyalar ekiliyor saksilara, sonbaharda kasimpatlari, yilbasi zamani o kirmizi cicek (adini bilmiyorum) aliniyor evin icine. Ben mevsim mevsim cicek falan yapamiyorum. Ilk geldigimde cok sasirmistim ne boyle bu, yazliklari cikar, kisliklari kaldir misali... Yan komsum Lisa, nisanda gider saksilari doldurur, eylulde soker otekileri eker, kis gelince kisliklari koyardi. Simdi Lisa'nin evinde 3 ev sahibi degistikten sonra Tayvanli bir aile var. Deck dedigimiz buyuk balkon dusun, yandaki iki ev disinda kimse de gormuyor, tuttu ip serdi boydan boya yikadigi camasirlari asmak icin. Buralara gore pek bir garip canim!! Hergun camasir yikiyor 2 makina en az, hala biraz ilik havayi bulsa asiyor iplerine. Diger yan komsumun cok tatli 2 kizi var. Kucugu benim buyugumle iyi anlasiyor. Bakmisim kapiyi calmis bize geliyor haftada 3-5 kere, cat kapi misali cok da hosuma gidiyor. Buyuyunce asci olmak istiyormus. Bazen yemek yaparken yanimda duruyor ama o kadar zipir zipir ki, benim sakin oglum da bu siralar ona uyup koltuklardan masalarin ustune cikmaya basladi.

Ne cok uzattim degil mi? Ha Sukran gunu dememin bir neden vardi az once. Sukran gunu ertesi Black Friday diyorlar burada cilgin bir alisveris furyasini tesvik eden, birkac saatligine buyukce indirimlerin filan yapildigi Kara Cuma yani. Yok ben birsey almiyacagim. Cok kalabalik oluyormus, o sikintiya giremem. Ama parekende satiscilar icin beklenen gun, zira istatistikler pek bir fena... Ekimdeki satislar %2.8 dusmus, kasim ve araliktaki bayram alisverisinden biraz yuzleri guler umarim. Eskiden bu ne cilginlik boyle derdim ama bir yandan da su var. Gereginden fazla tuketime hala karsiyim da, eger isin yoksa evine temizlikci da almiyorsun, cocugunu yuvaya da gondermiyorsun. Disarda az yiyip dikkatli harcama yapar oluyorsun. Su 3 kalemde bile evine gelen kadin, yuva, yuvadaki ogretmenler, restaurant sektoru bir cirpida etkileniveriyor.

2 hafta once de cadilar bayramini kutladik. Bu yil pek bir sonuk gecti bana gore. Bilmem psikolojik mi yoksa aksam kendim disari seker toplamaya cikamadigimdan mi? Genelde oglan onde ben arkada kapi kapi gezip trick or treat derdik. Cocuklarin kostumlerini gormeye deger. Bizimki korsan oldu, babasi da savas ucagi pilotu. Ha o gun once okulda bir kutlama vardi. Bizim bayram torenlerini andirir gibi sokaklardan gecit toreni yaparaktan abi-abla siniflara gittiler. 2 bina arasindaki yoldan gecerken tum yolu polisler kesmis, kenarda devriye bekliyor, komsular kapi onunde cocuklari seyrediyor filan. Buranin seker bayrami dense az degildir. 1 yila yetecek kadar sekerleme birikti evde. Dogrusu bu ya, hic de sevmiyorum o tarz seyleri. Cogunu attim bile.

Kisa keseyim derken uzayip gidiyor. Hadi kactim artik. Arasiriz gene kuzu. Optum seni ve biciriklari.
Auf widersehen :)

2 yorum:

A cup of Caffein dedi ki...

Figencim...
Çok güzel bir mektup olmuş... Bizde evde çiçeklerimizi değiştiriyoruz... balkonda iki üç saksımız var... yazlık, baharlık ve kışlık çiçeklerimizi sırasıyla ekiyoruz...:-)
eğlence oluyor bizede sevgiler...arzu

FB dedi ki...

Sagol Arzucum.
Cicek isi sabir ve emek geretiriyor gercekten.Ara ara resimleri blogunda var, cok hoslar gercekten.
Sevgiler.