4 Ocak 2007 Perşembe

Patlama Noktasi - The Tipping Point

Hic dusundunuz mu, nasil oluyor da cevremizdeki bazi seyler birden bire sizi ve etrafinizi sariveriyor. Birden dilinize dolanan bir sarki, moda olan sivri burunlu ayakkabilar, kucuk ele avuca sigmaz cantalar, basarili sivil sosyal hareketler ya da salgin gibi artan intihar olaylari -bir ara Batman'da cok goruluyordu- uzun sure yasamimizin bir parcasi oluyor.

Kitabin orjinal adi su: The Tipping Point: How Little Things Can Make a Big Difference ya da benim cevirimimle; Patlama Noktasi: Kucuk Seyler Nasil Buyuk Farkliliklar Yaratir.

Dikkat ettiniz mi bilmem, Amerika'da yayinlanan kitap isimleri buyuk bir baslik gibi. Akilda kalmayi hedefleyen iki anahtar kelime ve ardinda bunu vurgulayan uzun bir cumle. Iste ben bu kitabi gorunce Barnes and Noble'de bir anda icimi buyuk bir merak sardi ne yaziyor diye.

Kitabin yazari Malcolm Gladwell; kucuk bir hareket olarak baslayan bazi seylerin, nasil buyuk sosyal salginlar halinde kitlelere yayildigini, cok etkili ve orneklerle anlatiyor kitabinda. Diyor ki ilk sayfalarda, yaninizda esneyen birisi olsa, birkac saniye icinde siz de esnemeye, gevsemeye baslarsiniz. Esneme fikri bile esnemek icin basli basina yeterli bir tetikleyicidir. Off bak simdi esnemeye basladim....

Iste bunun gibi 1990'larda New York sehrindeki suc olaylarinin nasil kontrol altina alindigini, ayyakbi ureticisi Hush Puppies'in iflasin esigindeyken bir gecede Manhattan'da moda bir trend haline gelip uretime yetisemedigini, tum cocuklari ve hatta buyukleri saran Susam Sokagi'nin basarisinda yatan etkenleri, 90'larin ortasinda Baltimore'da gorulen sifilisin birden nasil epidemik bir vakaya donustugunu, 1998'de 2.5 milyon kopya satilarak baslangicta kimsenin yuz vermedigi "Divine Secrets of the Ya-Ya Sisterhood'' romanin her yerde konusulur hale gelmesinin sosyal, psikolojik ve tarihsel analizi yapilarak anlatildigi bir kitap.

Yazar diyor ki kitapta; epidemik olaylarin basarili olmasinda 3 faktor vardir.
1. Az Seylerin Kanunu (The Law of the Few: Connectors, Mavens, and Salesmen) : Patlama noktasina dogru giden vakalar uygun konnektor gorevini goren insanlar, kisilere bilgilendirici kararlari vermeyi zorlayacak kisiler (Mavens diyor kisilere kitapta) ve karizmatik saticilar ile saglanir.

2. Yapiskanlik Faktoru (Stickiness Factor) : Kisilerin beyinlerine yapisacak ve geleceklerini etkileyecek kadar etkili bir yontemle epidemik vakalar yaratmak. PBS'in Susam Sokagi basarisi uzun uzun bu fikri destekleyecek orneklerle aciklaniyor nitekim. Ve hala 1960'lardan bu yana devam eden bir program varsa ekranda hergun, bu gercekten bir basaridir degil mi?

3. Icerigin Gucu (Power of Context) : Cumle kendini ozetliyor aslinda.
Hep denir ya, 80'lerde New York sehri ne buyuk bir suc merkeziymis diye. Belediye Baskani Rudy Giuliani ile Kirik Pencereler (Broken Windows) teorisinden yola cikip grafiti, vandalizm, metroda para odemeksizin gecmek gibi ufak seylerle baslayan mucadele, sifir tolerans yasasiyla desteklenerek suc orani dramatik bir sekilde azalmistir 90'larda. Ilgilenirseniz uzun bir dokuman var ekte.

Kitap, bence sarsici derecede guzel noktalara dikkat cekiyor. Bitirdikten sonra konular arasinda butunlugu yakalamam icin birkac kez dinlemek ve ilgili referanslari tekrar tekrar okumam gerekti internetten. Biraz Freakeconomics tarzinda, sosyolojik, psikolojik, analitik yorumlari agir basan entellektuel bir kitap, kesinlikle tavsiye edilir.

7 yorum:

Yildiz dedi ki...

Çook merak ettim ben de kitabi, bir sosyolog olarak :)

Sevgiler...

Mine dedi ki...

Hoşgeldin Figen, kaç zamandır yaz-a-mıyordun, özlemiştim senin yazılarını:)

Mine

Adsız dedi ki...

Yildizcim, Turkceye cevrilmis mi acaba bilmiyorum, cunku burada bestseller olup, 24 dile cevrildigini okudum.

Hosbulduk Minecim. Yazilacak sey cok da, keyifler yok.
FB

Pratik Anne dedi ki...

Okunacak ne cok kitap var. Bu da listemde. Allah buradaki halk kutuphanelerinden razi olsun. "Blink" ve "World is Flat" de ayni kivamda kitaplarmis. Cok acgozluyum ben bu kitap konusunda. Olmadi audio falan alicam artik. Uyurken dinlerim.

timur dedi ki...

Figen , aslında medyanın dürtmelerinden sıyrılıp da gerçekten halkın beğenisiyle yükselenler çok ilgi çekici .
Kaldı ki her gün izlediğimiz ya da okuduğumuz insanlar da çoğu zaman en iyisi değiller .

Adsız dedi ki...

Burcu, bir sonraki post'um Blink olacak, gene ayni yazara ait. the World of Flat'i yazmistim gecen sene, ilginc ve goz acici ama farkli tarzda. Dedigin gibi okunacak cok kitap var hakikaten.

Timur, dedigin dogru ama bunu anlamanin yolu da dinlemek ve izlemekten geciyor. Sanirim seciciligini dogru yaparsan senin begeni kriterlerin dogrultusunda okudugun seylerden zevk alirsin. Zaten dikkat edersen BAZI seyler yukseliyor, epidemik hale geliyor, medyanin her pohpohladigi ya da pazarladigi ne kadar dogru amblaj da olsa kaynayip gidebiliyor. Kitap bu ayrimi guzel vurgulamis.

FB

RifatK dedi ki...

Merhaba hiç Türkiye'nin tipping pointlerini düşündünüz mü? Siyasi olarak değil ama çünkü bazıları kolay örneğin Menderes'in asılmasının sağ partilere bir avantaj sağlaması yada 28 Şubat gibi müdahalelerin değil. Mesela 10 sene önce ne olmuşturda bugün diziler bu kadar patlamıştır? Aşkı memnu siyay beyaz TRT de 40 sene öncede popülerdi ama bir tipping point olmadı bence...