1 Aralık 2006 Cuma

Adaptasyon

Her yurtdisinda yasayan kisiye sorulan en klasik sorulardandir: "Donmeyi dusunuyor musunuz, ne zaman doneceksiniz? ". Ben de TR tatilinden NY'a dondugumden beridir dusunur oldum bir yerde yasamanin uyumunu, adaptasyon kriterlerini cunku bir zamanlar bir yerde mi duydum, ben mi uydurdum bilmiyorum ama aklimda soyle birsey kalmis. Mutlu olmak istiyorsan Tanzaya'daysan Tanzanyali gibi yasayacaksin, Amerika'daysan Amerikali gibi yasayacaksin. Eh haliyle, yasaminin diyelim 25 yilini TR'de gecirip, Sezen Aksu sarkilariyla buyuyup, aksam ustu simit ve cay keyfiyle aile, akraba, es-dost arasinda bir hayat surmusseniz yabanci bir ulkeye yerlesince adapte olmak bazilari icin kolay olmayabilir. Simdi tamamen kendi gozlem ve tecrubelerime gore, Amerika'daki beyaz cogunluk kulturunden yola cikip bir liste hazirladim.
  1. Yolda hem yuruyup hem kahve icmek size cok normal geliyorsa
  2. Kahvenizi istediginiz gibi olmasi icin cekinmeden uzun uzun talimat verebiliyorsaniz (extra creamy, extra foamy, no sugar, tall please...)
  3. Iste, evde, ofiste yaninizda her daim kocaman bir sisede suyunuz varsa
  4. Kredi karti faturalarinda odemeniz gereken rakamlar lojik olarak sadece size 0-9 arasi sayilardan olusmus bir kombinasyon gibi geliyorsa
  5. Ilk cocugunuz dogduktan sonra bir SUV almissaniz
  6. Cocuklarinizla sinemaya, alisverise, spora, kitapciya, velhasil kalabalik yerlere gitmekten cekimiyorsaniz
  7. Ve cocuklariniz mizmizlik yapip yerlere yatmiyorsa
  8. Kolaniza extra buz istiyorsaniz
  9. Menuden istediginiz yemek gelsin diye garsona; maydonuzu sandvicin arasina koymayin, Amerikan peynir, Swiss olsun, mayonezi horseraddish'le degistirip, karidesleri de soyle kebap usulu pisirin diyebiliyorsaniz
  10. Is yerinde mudurunuzle konusurken ciklet cigneyip, ayaklarinizi da masaya koyabiliyorsaniz
  11. Beyzbol yavas yavas size anlamli gelmeye basliyorsa
  12. Yeni yayin donemini heyecanla bekliyor ve Grey's Anatomy baysa da izlemeye devam ediyorsaniz
  13. Bir sinema buddy'niz, bir golf arkadasiniz, bir de poker grubunuz varsa
  14. Evinizde tamirci icin ihtiyac duydugunuz herseyi kendiniz halledebiliyorsaniz
  15. Ve her isin kendi alet-edavatina sahipseniz, hatta mektuplarinizi bile mektup aciciyla aciyorsaniz
  16. Kesinlikle saglik sorunlarindan bahsetmiyorsaniz
  17. Metroda, sokakta, sinemada goz temasindan kaciniyorsaniz
  18. Pazartesi sabahlari is arkadaslariniza "Hafta sonun nasil gecti" demeyi aliskanlik haline getirmisseniz
  19. Is yerinde tanimasaniz da yanindan gectiginiz insanlara "Hey, how you doing?" diyorsaniz
  20. El kol hareketlerini azaltip, kimsenin omzuna bile dokunmaz hale geliyorsaniz
  21. "Ah" unlemi artik "ouch" olmussa gunluk dilinizde
  22. Iklim size her daim sicak gelip, kis ortasinda klima neden calismiyor diye sikayet ediyorsaniz
  23. Sukran gununde hindi, 4 temmuzda barbeku yapiyorsaniz
  24. Bankadan kredi alimindan, is toplantilarinizi telefonda yapmaya kadar her isinizi bilgisayar ve telefonla halledebiliyorsaniz
  25. Kasa kuyrugunda saatlerce beklemekten iciniz kurdesen olmuyorsa
  26. Gene kasada fiyati yanlis taranan bir urun icin arkanizda bekleyen onlarca kisiye aldirmadan onu duzelttirebiliyorsaniz
  27. Alisveriste, kasada, ATM kuyrugunda yanina yarim mt'den fazla yaklastiginiz kisilerden hemen ozur dileyip, biraz yer icin musaade istiyorsaniz
  28. Sabah dus alip yari islak saclarla disari cikiyorsaniz
  29. Yasadiginiz her yer size kucuk ve kalabalik gelip, en sonunda kus ucmaz kervan gecmez bir sokakta yasamaya basliyorsaniz
  30. Hafta sonunda illa NY Times aliyorsaniz
  31. Thomas Friedman bugun neler yazmis diye gazeteye goz atiyorsaniz
  32. Gene de dunya haberlerinden habersiz olup hatta NY'u basan tahtakurusu surusunu Turk gazetelerinden ogreniyorsaniz :)
  33. Her konuda planli programli olup gelecek yilin 4 temmuz tatilinde ne yapacaginizi biliyorsaniz
  34. (Kadinlar icin) Sezaryanla dogum yapmayi bir basarisizlik olarak goruyorsaniz
  35. (Kadinlar icin) Saclarinizi duzlestirip, her hafta manikur yaptiriyorsaniz.
  36. Ve buranin vazgecilmez bir proseduru olan ofiste dis beyazligi yaptiriyorsaniz

Amerika'ya uyum saglamissinizdir... Daha da unuttuklarim vardir mutlaka.

11 yorum:

arzu dedi ki...

Figencim...
süper tespit... bayıldım.. ir okadar da kahka ile güldüm... sanıyorum bende söylediklerinin %80'inini yapıyordum.. Özelliklede yemek ve kahve bölümünde kendimi düşündümde...:-)))
sonra istanbulda da aynı şeyi yapmaya çalıştım ilk bir -iki aydan sonra vazgeçtim... dediğin gibi heryerde oralıymışsın gibi yaşayacaksın...:-))

dilayra dedi ki...

liste güzel olmuş figen..
ben bir de şunu ekleyeyim mi??
stop sign'larda otomatikman duruyor ve yaya geçitlerinden geçerken güvenle adımınızı yola atabiliyorsanız.....
:))

Adsız dedi ki...

harbiden ha,
memlekette yolun karsisina
gecmeye calisirken hizlanarak ezmek, uzerime surulmesinin haddi hesabi yok, binlerce defa.
kactin kactin, yoksa yandin.
vurur kacar arkalarina bile bakmadan seni yolun ortasinda birakirlar,
sisli-nin gobeginde yolun ortasinda olmeden mucizevi bir sekilde yatarken, onlarca kisi yolun kenarina dizilmis seyrederken,
kameralar cekim yaparken,
birileri seni soyup kacar,
500 mt otedeki koskoca hastaneden ambulans 45 dk sonra gelir.
bir baskadir benim memleketim.
kaldirimdakileri camura bulamak icin yagmur, kar, camur birikintilerine hizla dalanlar
en hafifi.
araclara kirmizi isik yanarken,
arabasiyla, yaya gecindinden gecen yayalarin uzerine dalmisti hayvanin birisi gozumun onunde, kizilay-in tam gobeginde.
bir zamanlar tr-ye giden us vatandaslarina dagitilan trafikle ilgili uyari amacli bir dokumani cevirmistim.
cok matrak gelmisti.
guleriz aglanacak halimize.
ozeti : kimsenin kurallara uymasini beklemeyin, her an kelle koltukta
oldugunuz bilerek trafige cikindi.
adam oldurmek istiyorsan, trafikte
arabanla ez oldur, derler, memlekette, cezasi pek olmadigi icin.

FB dedi ki...

Arzucum, dedigin gibi her yerin kendine ozgu dinamikleri var uyulacak, yoksa ceryanda kalir insan.

Sevgili Dilara, Stop sign'da durmamak 110$ :) Yaya kaldirimda guvenle yurumek ise (bazen surucu gozuyle bakiyorum da) kordonda yurumek gibi, o kadar senin isik donene kadar.

(Sanirim sensin) Tansu, bana TR'de trafik deme, her konuda kaoslugumuz var da, trafik basli basina ayri bir konu. Herkes Allah'a emanat !!

Adsız dedi ki...

:-)))

-------------------------------

80-den bu yana trafik kazalarinda olenlerin yillik ortalamasi 5-10 bin
kisi arasi diye hatirliyorum.
27 yilda toplam 135-270 bin kisi.

ozellikle her bayram tatilinde olu sayisi en az 200-300.

yaralananlar, sakat kalanlar cok cok daha fazla.

olum nedenleri arasinda sanirim 1. sirada.

maddi zarar cabasi.

onlemek icin bir kac yil oncesine
kadar hic bir sey yapilmadi denebilir.
dogru duzgun konusulup tartisilmadi bile.
olenler olduguyle kaldi, kalanlar acisiyla.
agladiklariyla sizladiklariyla haber oldular o kadar.

son bir kac yildir, sanirim
ab-ye yonelmenin de etkisiyle
bir seyler yapiliyor olabilir.
zaman gosterecek.

-------------------------------

yazili guguk bu konuda zaten dandik, buna gugukun islemeyisi de eklenince, trafik magdurlarinin
hic sansi kalmiyor.

tir kirmizi isikta durmayip milletin gozu onunde ogrencilerin arabasi ezmis, 100 mt suruklemis,
satilik bilmez kisi, yol onundu,
hizi 50 km idi, diyor.

bilmez kisiden defalarca rapor isteniyor, her birinin gelmesi aylar yillar suruyor,
her biri birbiriyle kel alaka olabiliyor, olayi baska gezegenlerde gecmis gibi anlatabiliyor.

------------------------------

kuresel kuklacilar daha cok kazanabilsin diye, millet belini dogrultamasin disariya kul kole olsun diye bir suru dalavere yapilmis (demiryollari ihmal edilmis, 5 adet ucak fabrikasi kapatilmis, yerli yapim arabanin prototipten oteye gecmesine izin verilmemis, falan filan).

kuresel oyunlarin local yansimalarindan bu trafik sorunu da, ozunde ise insanin hayvan kadar degeri olmamasi var.

bir baskadir benim memleketim :-).

Adsız dedi ki...

ahh, cok guzel liste olmus..ben de eklemek istedim..Her sabah yaz kis farketmeden kalkip dus almak istiyorsaniz, kasiyerlerin hep guleryuzlu oldugunu dusunuyorsaniz, alisveriste magazalara elinizi kolunuzu sallaya sallaya girip herbiseyin altini ustune getirip -no,thanks, just looking- deyip cikiyorsaniz, isyerinde yaptiginiz bir isten sonra aferin -oh, my god! that was fantastic!- denmesini bekliyorsaniz..filan filan..iyi aksamlar..

ebru

NEW YORK MUHTARI dedi ki...

eline saglik, fazla soz birakmamissin ama ekleme icin aklima gelen;
- alisveris yaptiktan sonra aldiginiz urunu geri vermenin tuketici haklarinin en buyuk bolumu oldugunu dusunuyorsaniz (TR da hala bin tane aciklama yapmaniz gerekiyor ve sadece uluslararasi firmalara kabul ediyor sanirim)..

Adsız dedi ki...

Ebru ve NY Muhtari,
Haklisiniz alisveris konusu basli basina buyuk rahatlik burada. Olmazsa geri ver, no problem.

Dusundukce aklima geliyor daha tabii. "Sik bir elbise ya da etegin altina sneaker giymeye baslamissaniz diyecektim" ama o kadar da adapte olmayalim degil mi?

Sevgiler
Figen

Adsız dedi ki...

Figen,

Cok guzel yazmissin!Keyifle ve gulerek okudum..Eline saglik!

Esra

Adsız dedi ki...

Esracim, bir de is cikislari Houston's'a takilmayi eklemeli :)
optum.
FB

serendipity dedi ki...

Selam,
20 yila yakindir bu memlekette yasayan biri olarak aynen katiliyorum. Korkarim TR ye gittigimde oraya alismakta cok zorluk cekicem, gecenin bir vakti istediginiz mall da yada sokakta kadin basinada olsa cikabilmenin rahatligi baska nerde var? Bir kadinin nereye gittigi geldigi naptigi komsularca sorgulanmadan rahatca isini yapabilecegi neresi var? Dedikodudan uzak, herkes isinde gucunde, sabah ise gelirken rujunu kirmizi isikta tazeleyerken bir yandanda kahvesini kahvaltisini yapmak, helede kiyafet rahatligi ohh gercekten cok rahatliklar varmis burda ya! elinize dilinize saglik.
sevgiler