Apple'in urunlerini andirsa da baslik, gecen hafta bir egitim aldim, ordan geliyor. Iki sirket birleseli beri konsolide edilen prosedurler, programlar ve bunlarin hayatimizi nasil kolaylastiracagi yolunda digital dunyaya ait minik bir online kurstu benimki.Once kurslardan baslayayim. Sirketler artik cok ehem olmadikca elemanlarini baska sehre ucurtup otel, gunluk harcama gibi gider yapmak yerine, ofisinden ayrilmadan egitim aldirmayi hedefliyor. Bize 40 saat zorunlu egitim koyuyorlar her yil. Bu 1 haftaya denk ve mumkunse online, degilse isyerine gelen egitimcilerden o da olmadiysa gereken yerden (cogu zaman Motorola kampusunde) egitim almak zorunlu oluyor.
Toplanti yapacaksaniz, net meeting'i kullanin diyor iDigitize egitimi. Zaten ulke capina yayilmis sirketlerde, yillardir sesine asina olduklarimizla basta konferans toplanti olmak uzere konusup duruyoruz telefonda. Fax gonderilecekse ozel fax programi var, elektronik dokumani ilistirip enter'a basmak kafi. Seyahatler icin oncelikle sirketin calistigi seyahat acentasinin web sayfasini kullanin, ucus, otel, araba rezervasyonlarinizi ordan yapin, olmazsa seyahat sirketini arayin diyorlar. Donunce gider raporlarinizi online girin, su adrese emailleyiverin diyorlar.
Gunluk yasamda mektuplar oldu e-posta, para oldu plastik kart, yastik altinda duran mangirlar, bir yerlerdeki bankada, uzerinde parmak izi olacak diye sakindigimiz fotograflar web albumlerinde yeri aldi bile. Dogum gunlerinde e-kart atip, bayramlarda karsiligini bekler olduk SMS'le ya da e-postayla. Eskiden sevgili gunluk diye basladigimiz yazilar girdi bloglara. Cep telefonuyla mesajlasip, istedigimiz anda bir ses verip, bilgisayarin tepesindeki kamerayla da bak iste karsindayim diyoruz. Ucak biletlerimizi, otellerimizi internetten ayirip, hatta ucakta nereye oturacagimizi, hangi menuyu isteyebilecegimizi bile secebiliyoruz. Bir de yanimiza kimin oturacagini gorsek ne iyi olurdu ya :)Alisverislerimizi online yapip, kitaplarimizi, muziklerimizi minik aletlerde dinliyoruz. Adres defterlerimiz PDA'lerde, yol haritalarimiz GPS'te. Evdeki telesekretere gelen mesajlar emaile donusturulup dinleniyor, istenirse kim, ne zaman aramis, log'lardan gormek mumkun. Is yerlerine elektronik kartla girilip, bilgisayarlarda kim hangi siteyi surflemis, buna mutakabil ne kadar is yapmis, patronun onunde. Sonracigima TV'ye baglanan ve adina TiVo denilen hard diskler sayesinde, programlari kaydetmek, mutfakta pisen yemege bakip gelene kadar pause etmek, hatta gelen reklam sinyalini alip, o arada bir iki telefon konusmasi yapmak bile mumkun. Bunlar artik o kadar standartlasti ki, gunumuz bilgisayar karsisinda ekrana bakmakla gecince her tik tik, klik klik oluyor karpal tunel, boyun fitigi ya da klavye sendromu.
2 yil once bir proje sirasinda yan grubun muduru geldi bana ve "Jessica'nin bu sabah ne zaman sisteme girdigini soyler misin" dedi. Projenin buyuklugunden ve bitirilmesi gereken kisitli zamandan dolayi vardiyali calisiyordu teknisyenler. Baktim Jess 2:00AM siralarinda girmis, sabah 6:00AM'de cikmis. Halbuki aralarindaki anlasma, aksam 10'da baslayip sabaha kadar calismak seklindeymis. Sonradan ogrendigimize gore, Jess o gun evinde parti verdiginden ayilamamis olsa gerek, isi de savsamis ve baska ustuste gelen olaylar neticesinde isten ilisigi kesilmisti. Bunu neden yaziyorum. Cunku sayisal cagda ardimizda biraktigimiz ayakizlerinden, bir de bizi izleyen abilerimiz, ablalarimiz var unutmayalim. Diyorlar ya big brother is watching you diye...Yeniligin, uretmenin, teknolojinin sonu yok. Simdi bu egitimin ustune bahsedilen yeni link'i kullanip iCliq'den haftaya gidecegim DC gezisini ayarlamam lazim. Yoksa diyecekler bu egitimin ustune "sen hala dijitallestiremediklerimizden misin?"

































Her yil 15 nisan bu ulkede bir onceki seneye ait kazanclarinizi devletle hesaplasacaginiz gun olarak takvime isaretlenir. Bu yil 15 nisan cumartesiye denk geldiginden 2 gun daha kazanip 17 nisanda vergi formlarimizi devlete teslim edecegiz. Isteyen daha once gonderebilir tabii ama odevini son zamana birakanlar icin, postaneler o gun fazla mesai yapip, zarfin ustundeki pulda 17 nisan damgasi oldukca icimiz rahat bir sekilde vergi formlarimizi bir federal hukumete bir de bulundugumuz eyalete gonderecegiz.




Camlar, plastikler, kagitlar ve organik copler icin oldukca yaygin geri donusum programi var da bir de icinde kursun gibi zehirli atik iceren elektrikli aletlerin bateri ve pilleri icin, cok az yerde olsa da toplanan recycling kutulari var. Bunlardan birisi bizim sirketin kahve odasi, mutfagi, yemek salonu ne dersenin deyin iste orasi. Gordugum kadariyla atiklarin geri donusumu konusunda Almanya paranoya derecesinde dikkatli. Eger atiklar gruplarina gore ayristirilip atilmazsa ev sahibine ceza geliyor. Apartman gibi coplerin toplu atildigi yerlerde uygulama zor olsa da, insanlar birbilerine gerekli uyarilari yapiyorlar. Bizim sitede salilari organik copler, carsambalari plastik ve kagitlar toplaniyor. Eger ola ki, buyuk karton kutulari sali gunu normal coplerle cikarmissaniz adamlar bunu almiyorlar, cop konteyniriniza geri birakiyorlar.



