10 Nisan 2013 Çarşamba
Amerika'da Ilkogretimde Standartlastirilmis Eyalet Sinavlari
Haftaya oglanin eyalet sinavlari basliyor. Nisanda ELA denilen English Language Arts'dan 3 gun sinava girecek. Nisanin 4. haftasinda Math (matematik), Mayisin son haftasinda ve haziranin ilk haftasinda da Science'dan (Fen Bilgisi) sinava girecek. Bu sinavlar kendi iclerinde coktan secmeli, soruyu cozerken islemi gosterme, anlama-kavrama, dinleme, makale (deneme) yazma gibi degisik kategorilerde oldugundan herbiri birkac gun suruyor.
Amerika'da son bir iki senedir egitim alaninda Common Core State Standards (CCSS) denilen merkezilestirilmeye ve standartlastirilmaya calisilan egitim uygulamalari yerlestirilmeye calisiliyor. Bu yuzunden de okullar, cocuklar, ogretmenler bu sisteme adapte olmaya calisiyorlar. Mufredatlarin olusturulmesi, ilgili derslerin ve iceriklerinin tanimlanmasi, egitimcilerin egitilmesi, varolan programlarla eslestirilip neler tanimlanacak, kapsanacak vs. okullar uzerinde fazlasiyla is yuku olusturan bir calisma.
Calistigim sirket ve bulundugum pozisyon itibariyle, bizim de yazilim urunlerimizi CCSS'yi kapsayacak sekilde guncellememiz gerekiyor. Bu baglamda ben de kendi musterilerimle surekli diyalog halindeyim. Minik bir not burada: Bizim musterilerin buyuk cogunlugu eyaletlerin egitim departmanlari (SEA) ve minik oranda da okullar (LEA). Amerika'da egitim isi, eyalatlerde ve okul bolgelerinin yonetiminde oldugundan, federal hukumet tarafindan getirilmeye calisilan CCSS sistemi her eyalet tarafindan kabul edilmis degil. Texas, Alaska, Minnesota, Virginia ve Nebraska CCSS'i takip etmeyen eyaletler.
CCSS'e gecmis eyaletlerde neler oluyor.
1. Egitim standartlasiyor. Bir eyalette ogretilen ders diger eyalette de ayni icerikte ogretilecek (yukardaki 4 eyalate tasinmadikca). Diyelim NY'de PS-19'a (PS-19: Public School 19) gidiyor cocugunuz. Eyalet icinde ya da CCSS ile uyumlu bir eyalete tasindiginizda cocugun ogrendigi mufredatta degisiklik olmuyor. CCSS su an icin ELA ve Math'i kapsiyor ama yakinda Science ve Social Studies de bu programa eklenecek gorunuyor.
2. CCSS ile egitim standartlarini yukseltmeye calisiyor. CCSS federal hukumet tarafindan onayak olan bir girisim degil. Bu girisim National Governors Association (NGA) ve the Council of Chief State School Officers (CCSSO) tarafindan sponsor edilen konsorsiyum ile tamamen eyaletler tarafindan yurutulen bir girisim. Benim izlenimim -oglanin derslerine bakarak- CCSS ile duz hesap, duz dusunce mantigini asip critical thinking denilen sorgulamali dusunmeyi, ogrenmeyi getirmeyi calisiyorlar.
Simdi 4. siniftaki oglumun derslerinden anlatayim biraz.
ELA'de bu sene bir suru okuma, okuduklarindan sorular, bazen okudugun makale disinda hayatla, kendinle iliskilendirebilecegin tarzda sorular, makale (essay) yazma ve bunlari dogru gramer kurallariyla uygulamak var. Itiraf ediyorum ben bile bazi sorularda tokezleyip dusunme ihtiyaci hissediyorum. Dun aksamki ev odevimizden bir alinti.
GOD says to me with a kind / of smile, “Hey how would you like / to be God awhile and steer the world?” / “Okay,” says I, “I’ll give it a try,”
What technique is being used (simile, metaphor, hyperbole, personification)? How can you tell?
(Buradaki GOD Yunan mitolojisinde okuduklari Tanri'lara referans.)
Ya da suna bakin:
Now, Banjo, I know mamma wants me,/ And so I must bid you good-bye!
What technique is being used (simile, metaphor, hyperbole, personification)? How can you tell?
Ben de, oglan da Banjo'nun Banco denilen bir muzik entrumani oldugunu bilmiyorduk. Yeniden ogrenci oldum hic sikayetci degilim :)
Math bu sene agirlasti. Cebir, geometri, alan hesaplari, kesirli islemler, elindeki aletleri dogru kullanma (cetvel, gonye), tahminsel kafadan hesaplamalar ile islemi tam hesaplama gibi hepimizin ailecek sevdigi konular isleniyor. Bunda sorun yok. Okul 3 yil once Singapur Math programina gecti ve bence gayet basarili bir programi var matematikte.
Science da hepimizin favorisi. Fotosentezi ogrenirlerken, evdeki bitkiler koklerine kadar sokulup hangi parca ne islemi yapar bol bol calistik.
Resim, muzik, bilgisayar, gym gibi yan dersler de var tabii ama ana konu yukardaki 3 alanda geciyor, ozellikle de math ve ELA'de.
3. Eyalet sinavlari bu seneden baslayarak CCSS uyumlu olacak. Bu sinavlar 3. siniftan baslamak uzere 8. sinifa kadar devam ediyor. Sonra lise duzeyindekiler icin NY'da Regents sinavlari basliyor. Benim buldugum en iyi iki kaynak asagidaki iki link ama her eyaletin benzeri sayfasi mevcut.
4. CCSS yaraticiligi baltaliyor diyen grup da var. Belki mufredattaki derslerin ogrenme sirasi farkli olabilir ya da bir eyalet/okul Math'de Singapur matematik programini secerken digeri Kumon ya da Saxon sistemini secebilir ama sonuc olarak bunlarin CCSS ile uyumlu olmasi lazim. Bana gore yaraticilik ogretmenin ogretme yeteneginde, cocugun ilgisini yuksek tutmakta, cocugu derse ve projeye iliskilendirmekte.
Gecen sene bizim oglan NY ELA ve Math testlerine hazirlanirken baska eyaletlerden de ornek testler cozuyorduk. Ama zaman zaman farkettim ki, burada ogretilen CA'de sorulmuyor ya da MA'de sorulani bizim cocuk gormemis daha. CCSS bunu standartlastirmayi hedefliyor iste.
4. Sistemden beklentilerin yukselmesi: Bu sistem ile cocuklara -eski sisteme gore- (daha) erken yasta yeni dersler ogretildiginden, K bitmeden okuma-yazma ogrenmesi beklendiginden, 100'e kadar ileri ve geri saymak, 5'er 5'er 10'ar 10'ar ileri ve geri saymak ya da basit aritmetik islemleri yapmasi beklendiginden -kisacasi beklentiler yukseldiginden- bazi aile ve egitimciler CCSS'i endise ile karsiliyor. Cocuk bunu almaya hazir mi, ilerki siniflar icin (ozellikle 4. sinif ve yukarsi) programlarin yuksek standartta olmasindan dolayi cocuk kendi ilgi alanina donuk konularda fazla mi metodolojik olacak gibi...
Kizim K'da ve oglanin 4 sene once sene sonunda ogrendigi seyleri ayni okulda 3-4 ay oncesinden ogreniyor. Ogretmenler de soyluyor programlar eskiye gore agirlasti diye. Uzakdogudaki egitim seviyesini yakalama grisimlerinin etkisi bence acik ara gozleniyor.
5. Henuz mufredatlar oturmus degil. Eyaletler hala haril haril mufredatlarin iceriklerini (content development) gelistirmeye calisiyorlar. NY ilk+orta ogrenimde 2013-2014 ders yili sonunda, lise kismi da bir sonraki yilda CCSS'e tam gecmis olacak. Amerika'li ogretmen bir arkadasimla konusuyorum. Yeni sisteme adapte olmak konusunda egitimcilerin ciddi soru isaretleri var.
6. Standartlastirilmis eyalet sinavlari yeniden duzenleniyor. Amerika'da iki sinav degerlendirme konsorsiyomu var (Assessment Consotium). Biri NY'un da takip edip dahil oldugu PARCC digeri Smarter Balanced. Bu yil ELA ve Math sinavlari ilk defa CCSS tabanli hazirlandigindan ogretmen ve ogrenciler hangi sinav sekli ile karsilasacaklarini tam da bilmiyorlar. Engage NY web sayfasinda ornek olarak hazirlanmis sorular var ama kesinlikle yeterli degil.
Bu sinavlar okullarda cok ciddiye aliniyor. Sinavlarda ogrencinin aldigi sonuc ogretmenin basarisini ve dolayisiyla da okulun notunu etkiliyor. AYP denilen okulun yillik degerlendirilmesi sonucu gerekirse okullara bazen takviye saglanir. Bu sistemin nasil calistigi da baska bir yazinin konusu olsun.
30 Ekim 2012 Salı
Firtinanin Adi: Sandy
Dun buralardan Sandy gecti... Ben ki Canakkale cocuguyum, ruzgara, firtinaya alisigim ama Allah'im bir firtina bu kadar mi guclu esermis. Bu kadar mi ses yapar ve evi, duvarlari citir citir didiklermis. Elektrikler arada goz kirpip, ara ara 10-15 saniye kesilip gelince "tamam artik gidiyor, mumlari, el fenerlerini el altinda bulunduralim" diye surekli ev icinde dort dolaniyorum. Dibimizdeki sel baskinlarini, Manhattan'da kopup sallanan vinci, evlerin icine dusen agaclari canli yayinda izliyoruz. Tum aksam gozum disarda, kalbim gum gum... Cocuklar sakin, daha dogrusu habersizler durumdan. Babam da var bizde, hic gerginlik ve endise yok. Burk da oyle, sakin ve baska islerle mesgul evde... Yerel kanallar, CNN, ABC arasinda disarinin durumunu izlerken, "film seyretsene" diyor.
Endise ile gecen bir gecenin ardindan, gunun isigina ama en cok elektrige uyanmak mutluluk verici. Haberler felaket tabii. Ofis hala kapali. Hem yollari bloke eden agaclardan, hem civarda kesilen elektrikten, hem kapanan okullardan evdeyiz gene. Bir ihtimal yarin yari-normal bir hayata donebiliriz ama tam normale donmek bazilari icin uzun zaman alacak. Is yerinden cogu arkadasimda zarar cok. Evin catisina, arabalarina dusen agaclar, devrilen cati, su baskini, birinde terastaki mangal devrilip evin balkon kapisini kirip iceriye girmis. Biz iyiyiz cok sukur...
PS: Yukardaki foto MSN'den. Ilerde hatirlamak icin buraya bakmali. NY Times'in grafiklerini de eklemeli.
4 Eylül 2012 Salı
Yaz Gecer 2012
Haziran bitti, oglanin okulu bitti.
Temmuz bitti, bizim 8 yildir cocuklar icin gidip geldigimiz yuva bitti.
Arkadaslarim geldi gitti.
Sonra is yerimdeki projemin ilk ayagi bitti.
Agustos'da tatil geldi, gecti, bitti.
iPad'de movie yapmaktan yer bitti.
Yaz bit-me-di, yazi bitti...
PS: Bu movie clip cok isteyip de Muni ve Hkn'la gidemedigimiz Chelsea Market'i hatirlatsin diye konuldu.
9 Temmuz 2012 Pazartesi
Beyzbol
28 Haziran 2012 Perşembe
18 Mayıs 2012 Cuma
Albuquerque, Santa Fe, Tent Rocks, NM Gunlugu
Coyote restaurattayiz. Minik mezeler alıp demlemiyoruz. Yolculuk arkadasım, is yerinden ürün müdürü. Dedikodu yapıyoruz, projeleri konuşuyoruz, hayattan oradan burdan birkaç margarita eşliğinde gün bitiyoruz.
Sonra sehre donuyoruz. Sehir minik, kompakt... Müzeleri, Plaza meydanı, Georgia O'keeffe müzesi, Canyon Road'daki sanat galerileri, acik pazardaki sanatçıların sergileri ( yağlı boya, fotograf, heykel) , Governor of Palace önündeki yerli Amerikalılar'ın el yapımı takıları, hediyelik eşyaları, zevkli dükkanları, kiliselerden yukselen can sesleri, nefis kendine ozel restaurant 'lari ile tum ogleden sonrayi dolasarak geciriyorum. Aksam vakti vedalaşma saati geliyor Santa Fe'ye. Bilindik eyalet başşehirlerinin aksine müthiş sarıyor bu sehir beni. Donmeden once heyecanla Burak'a anlatıyorum telefonda gorduklerimi, sehri, hiking'i. "Cocuklar da yaparlar Tent Rocks hiking'ini" diyorum. Nice aile cocuklarini sirtina almis, bebekleriyle gelmisti zaten. "Sen de istediğin kadar fajita yeyip, en acısından istersen yesil, istersen kırmızı biber sosu koyarsın" diyorum.
Bu arada asil seyahat Albuquerque'deki bir konferansaydi. 4 gün oradaydim ama Santa Fe'ye kıyasla anlatacak birsey yok.
12 Mart 2011 Cumartesi
Waiting For Superman
Waiting for "Superman" gecen eylulde gosterimi yapilan ve yakinlarda da DVD'si cikan bir dokumanter. Bir sure once Amerika'daki egitim konusunda bir post yayinlamistim burada. Bu film Amerika'da kamu ya da devlet egitimi dedigimiz public school sistemine iliskin irdelemeler yapan bir film. Yonetmeni Davis Gugenheim, Inconvenient Truth'un da yonetmeni.Filmde cocuklarini devlet okullarina gonderen ya da devletten alip charter ya da ozel okula gondermek isteyen ya da tam tersi bir kac karakter islenmis. Dokumanter egitim sistemindeki aksakliklari, kirikliklari, yanlisliklari isliyor. Ben bu ornekleri genele yayacak kadar Amerika'nin her yerinde okul sistemi kotu olarak gormuyorum ama sistem, citasi yuksek ulkelerle (Finlandiya, Uzak Dogu Asya ulkeleri) karsilastirilinca Amerika, temel egitim test sonuclarinda basi ceken ulkelerde degil!!
Burada devlet okullarinin cogunda sendika var. Bir ogretmen bir okul bolgesinde calismaya basladiginda tenure'unu kazanana kadar is garantisi yok. Okul bolgesine gore degismekle birlikte, bizim burada yasadigimiz bolgedeki okullarda 3 yil ayni okulda calisinca ogretmen bir daha isten cikarilamiyor. Cunku tenure denilen hak geregi, emekli oluncaya kadar ya da kendi istegiyle isten ayrilincaya kadar isi garanti.
Tenure denilen bu sistem aslinda baslangicta universite egitmenlerinin is guvencesini korumak amacli politik ya da uydurma soylentilerle isini kaybetme hakkindan mahrum etmek icin ten year (tenure) -10 yil calismadan sonra verilen bir hakmis. Zamanla universitelerden ilk ogretim seviyesindeki egitimcilere 3 yillik ayni okulda calisma sonucu verilen bir hakka indirgenmis.
Peki ogretmen sinifta kotu performans gosterirse ne olur? Pek de birsey olmuyor. 2-5 yillik suren 27 adimlik proses sonucu ogretmeni isten cikarmak hic de kolay degil. Gecen hafta haberlerde cikti. Chicago devlet okullarindaki ogretmeni sorusturma islemi su grafikte aciklanmis. Diger eyaletlerde de cok benzer bir sistem var.
Iste bu yuzden superintendent denilen okul yonetcileri sik sik sendikayla catisip dusuk performansli ogretmenleri ve siniflari belirleyip onlarin uzerine gitmeye calisiyorlar ama genelde bu da cok ise yaramiyor. Bugunlerde Wisconsin valisinin adi sik sik haberlerde geciyor, cunku ogretmenlerde tensikata gitmek istiyor ve tabii sendika da ayaklaniyor yapamazsin boyle birsey diye.
Filmde ve medyada cok sik gecen DC devlet okullarinin yuksek profilli okul yoneticisi vardi; adi Michelle Rhee. Adrian Fenty DC valisi secilince DC chancellor'ligine Michelle Rhee'yi getirdi. Michelle Rhee okul performanslarina bakip bazi okullari kapatma, ogretmenleri isten atmaya ve sendikayla pazarliga oturunca sik sik gundeme gelen isim olmustu. Cunku ulkenin baskentindeki devlet okullari, ulke capinda matematik ve okuma testlerinde en kotu sohrete sahip okul bolgesi... Michelle Rhee koydugu hedeflerin bir kisminda basarili oluyor ama sendikayla pazarlikta cok az. 3 yil suresince basinda oldugu okullardaki perfomans artiyor ama egitimde yoneticilik yapmak icin politik destek gerektiginden gecen kasimda Fenty, Primary Election'da koltugu kaptirinca Bayan Rhee de istifa ediyor. Simdilerde Student First diye devlet okullari egitiminde bir hareketin onculugunu yapiyor.
Filmdeki KIPP charter okullarindan ve Harlem Children's Zone'dan da bahsedeyim.
Geoffrey Canada diye bir adam var bu ulkede, egitimci ve aktivist bir adam. Cok politikaticin kendisine yonetici olarak almak istedigi adam. NYC public school'lari icin de Mr. Bloomberg'in kendisine chancellor'luk teklifi yapildigi konusuldu. Canada, Harlem'de 97 blokluk alani icerecek buyuklukte, cocuklarin dogumundan baslayip is hayatina atilincaya kadar egitimleriyle ilgilen HCZ diye bir charter school kurmus. Hemen bir dip no ile Charter school'u acikliyayim. Bunlar bir suru regulasyondan bagimsiz sekilde isleyen, kaynagini eyalet ya da lokal okul bolgesinden butceleyen devlet okullari. Genelde akademik basariya donuk calistiklarindan bir suru okulun charter okula donusturulmesi projesi var gundemde. HCZ iste Geoffrey Canada'nin basarisi. Istatiktilere gore yoksul, yetersiz kosullardan gelen cocuklarla (Harlem'de yasayanlar gibi), durumu iyi olan standart kosullarda egitim alan cocuklar arasinda, kapanmaz bir acik oldugu tezi ortaya atilmis 10-15 yil oncesinde. Ancak teke tek cocuk takibi, motive eden bir mufredat, performansi yuksek ogretmenler ile HCZ'dan mezun olup universiteye giden ogrenci orani %96. Film diyor ki; iste olabiliyormus. Neden bu diger devlet okullarinda da basarilamasin ki???
1 Mart 2011 Salı
Austin, TX'da 4 gun

Gecen hafta Austin'e 4 gunlugune bir konferansa katilmak uzere kactim. NY'un soguk, karli, bitmeyen kisindan sonra, Austin, TX bana yaz gibi geldi. Hava 22-27C, gunesli, biraz nemli ama sicakti.
NCES diye Ulusal Egitim istatistiklerini toplayan bir kurum var, hukumete ait ve her yil eyaletlerin ve okul bolgelerinin egitim icin topladiklari data'lari nasil kullandiklarini, ne cesit raporlama yaptiklarini, yaratici cozumlerini paylasmak icin her eyalet ya da okul bolgesi degisik sunumlarda bulunuyorlar. Sadece egitim kurumlari degil bizim gibi egitim sektorune cozum sunan degisik sirketler de, bu konferansa katilip bilgi alisverisinde bulunabiliyor ya da kendi cozumlerini gosterebiliyor. Musterilerle kaynasmak, ihtiyaclarini anlamak, sirketteki diger gruplarla birlikte olmak icin guzel bir ortamdi. Ben memnun kaldim, yeni seyler ogrendim ve yeni insanlar ve sirketlerle guzel iliskiler de kurdum.
Gelelim Austin, TX'a. Bir defa hic de Dallas ya da baska guney sehri gibi kafamda canlandirdigim bir yer degilmis. Tam bir genc ve ogrenci sehri... Otel tam downtown'da sehrin gobegindeydi. Havaalani da 20dk filan uzakta sehre. Aksam konferans biter bitmez kendimizi sokaklara attik. Iki kez de oglen arasi disarida yemek yedik. Ah o 6. cadde yok mu? Bar, restaurant, gece klubu, disariya tasan muzik ve icerlere sigmayan universiteli doluydu. Hafta ici olmasina ragmen gece-gunduz sokaklar capcanli, gencler egleniyor, ders-sinav takar bir havalari yoktu.
Austin'e gidilir mi gene, kesinlikle... Havaalani da hos ve duzgun ama bana aktarmali ucagimi kacirtti ya, o yuzden az biraz kara listede.
10 Ocak 2011 Pazartesi
Harflerle 2010
A for Android: Ben hala Verizon'dan iPhone'un cikmasini bekliyorum ama ara ara aklima acaba Android tabanli bir akilli telefon alsam diye dusmuyor degil.B for BP: Meksika korfezine petrol sizdiginda BP'nin CEO'su yat yarisina katilmamis miydi?
I for iPhone, iPad, iPod Touch ya da Steve Jobs'un urunleri demek yeterli genel olarak. Apple urunleri ortaligi kasip kavuruyor, baska soze gerek var mi? Apple rocks...
W for Wikileaks: Bilinmeyen, gizli hicbir sey kalmayacak.
J for Juilan Assange: Yilin gizli, gizemli adami...
M for Mark Zuckerberg: Bu da yilin oteki adami. Mark tam da bizim yasadigimiz kasabaya komsu kasabadanmis, kendimize ciktirim yapmakta ustumuze yok.
F for Facebook: 700milyon uyesiyle dunyanin en buyuk 3. ulkesi populasyonuna sahip.
L for Lady Gaga: Bizim oglan sarkilarina bayiliyor. Biz de artik cocuk sarkilarindan pop kulture yumusak gecis yaptik yaptik sayesinde.
O for Obama: Hala high profile ama populer olmayan tarafta.
H for Haiti: Gecen yilin basindaki depremle 250 bine yakin hayat kayboldu.
V for Volcanic Ashes: Izlanda'da bir volkandan cikan duman ve kulleri bu kadar mi cok etkilermis dunyayi.
T for Twitter: Twitter twitter little star...
7 Temmuz 2010 Çarşamba
Petrol Sizintisina Iliskin Harita
Nisan 22'den itibaren gun ben gun etki alani, onleme calismalari, dogal hayati nasil etkiledigi gibi ustteki tab'larla degisik calismalari gormek mumkun.
22 Mart 2010 Pazartesi
Saglik Reformu, Nihayet ...

Dun gece gec saatlerde saglik reformu diye adlandirilan tasari, Temsilciler Meclisinde (House) onaylandi. Kiti kitina denilebilecek 219'a karsi 210 oyla.
Bu ne demek simdi? kurumsal sirketlerde calisan cogu Amerika'linin saglik sigortasi var zaten ve kisa zamanda bir degisiklik olmayacak ancak mesela isini kaybettin o zaman kendi cebinden odeyip saglik policesi almak zorundasin ve bu da 2014'den itibaren baslayan bir uygulama olacak.
Hali hazirda 30 milyon Amerika'linin saglik sigortasi yok. Bu kadar gelismis bir ulkenin bir ayibiydi bence ve bu yasa ile devlet ulusala yakin bir kapsam getirmeye calisiyor.
Ornek vereyim. Bir arkadasimin esinin kendi isi var ve bu ailenin 3 cocugu var. Aylik 1700$ (20400$ yillik) prim odeyip, aldiklari saglik hizmetine gore de cebinden extra odemek zorundalar. NY ve CA eyaletlerinde primler bu yil %35 oraninda yukselmis ya da sigorta sirketleri onceden varolan saglik sorunundan (pre-existing condition) dolayi sizi sigortalamayabiliyorlardi. Iste bu yasa ile primlerin makule inip, pre-existing condition'lari kaldirmasi ve is yerinden veya kisisel bazda sigortalanma zorunlulugu geliyor.
Henuz cok yeni ve bir suru soru da var kafalarda ama Baskan Obama napti ne etti, Amerika'nin oteki sorunlarinin onune bu yasayi gecirip kil payi da olsa onaylatti, SONUNDA...
Okumak icin baska linkler:
The Fix Is In
Prescription For Health Care Crisis
Health Care's Generation's Gap
Health Care Conversations
22 Ocak 2010 Cuma
TV Gunlugu
24'de bu sezon sicak bir konu isleniyor. Hikaye cok bilindik gundeme cok yakin. Bir Ortadogu ulkesi baskani ulkesindeki Nukleer tesisleri denetime aciyor (bilin bakalim kim?). Ama once IRK ulkesinin baskanina suikast tesebbusu var ve Bauer tam da LA'de kendine yeni bir hayat kurma tesebbusundeyken CTU operasyonu ile olaya dahil oluyor. Konu guzel, olaylar hareketli ama gelgelelim casting seciminde bir sorun var. IRK ulke baskanini Hintli bir oyuncudan secmisler: Anil Kapoor, Slumdog Millionaire'deki yarisma programini sunan oyuncu. Hic oldu mu, bir Iran'liyi Hint'li oynar mi? Yaninda Farhaat diye kardesi ile UN'e Amerikan Baskan'i ile gorusmeye geliyorlar ama Farhaat, ensesine dokulen uzun saclariyla, o da Iranli karakterine hic uymuyor. Sonra Dana Walsh'e ne demeli. Sanki Bayan Vucut yarismasinda cikmis gibi, dimdik, yana atilmis sari saclariyla, CTU'daki analist pozisyonuna hic uymuyor.
Grey Anatomy de bu sezon o kadar drama yasatiyor ki dizideki karakterlere, ilk sezonlarda izledigim dizi ile bu sezon arasinda daglar kadar fark var. Bu yil icim bayildi, her birinin gonul iliskisine kafa yormaktan :) Allah'tan Addisson Private Practice'e gitti de sikinti yaratacak bir kisi eksildi.
Bir zamanlar Gilmore Girl vardi. Istedigim oyle bir dizi. Cunku populer Amerikan kulturunu yakalamak icin guzel bir diziydi. Drama az, karakter yelpazesi cok genis degil, ama gundemi de dizide tutan bir diziydi. Bitti gitti birkac sene once.
Nelere hayiflaniyorum Tanrim...
31 Mart 2009 Salı
USA Gelir-Gider Tablosu
10 Şubat 2009 Salı
Orta Ayna
Haberler dinlenmez halde Amerika'da. Kim ne kadar eleman cikartacak, kim ne kadar zarar aciklamis 4. donem icin, Obama Stimulus'u gecirmeyi hizlandirmak icin neler yapiyormus vs. vs. Orta aynadan arkayi izlemek gibi bugunler, onumuz ise sisli ve bulutlu. Ama elbette her inisin bir cikisi vardir degil mi? Bugunun istatistikleri icimizi bogsa da bunlar da gececek elbet. Sabah google news'deki ic bayici haberleri es gecip gozum Burak'in uzun zamandir bekledigi cici alete takiliyor. Kindle 2.0 hosgeldin aramiza :)
16 Ocak 2009 Cuma
Ocak Ortasi + 1 Gun
Iste yilin %4.3'u gecmis bile. Hava bir soguk bir soguk ki, burnum dusse hissetmeyecegim. MSN'in toolbar'ini install ettim. Aslinda yanlislikla bir programi install ederken bunu da alir misin demis, ben de OK deyince yukarda gul gibi bir toolbar'im daha oldu simdi. Kotu tarafi, hava sicakligini gosteriyor. Iyi tarafi bir suru degisik tab ile dunyaya daha cok baglaniyorsun. Weather kismi sabah -13C'ken, hissedilen sicaklik -23C diyordu. Bu siralar web browser'da cok isim var. Program yaziyorum, rapor olarak web'e gonderiyor sonucu, isim ac-kapa ve tabii her IE'ye giriste sag ust koseye kacamak bir bakis atmak oluyor.Pek verimsiz bir hafta aslinda. Bir hafta once mudurumuz, "eger hava cok soguk olursa, kar yagarsa gelmeyin evden calisin" demisti. Bana gore de evden cikilmayacak kadar soguk, dun kar da yagdi, zaten kiz da hasta, o zaman cik ust kata, ac bilgisayari calis.
Sunu farkettim. Cocuklar cok hastayken durum iyi aslinda. Kafalarini bile kaldiramayacak durumda olduklarindan ben onumde isim calisabiliyorum. Ama bir an var ki, miskinlik halleri ustlerinden gitmis, istedigimde viyaklarim durumlarindalarsa durum fena. Allahtan acil bir isim yok, bu haftayi kurtardim diye dusunuyorum. Gerci belli olmuyor, operasyonel islerde bakmissin cuma is cikisina kadar gulluk gulistanlikken saat 5'de bir outage baslamis.
Bu hafta sali gunu isteydim. 11. kattan bizim kata tasinan bir grup var. Ne iyi oldu ortalik sessizlikten kurtuldu derken, bunlar bizim kati dingonun ahirina cevirdiler. Her kupte ayri bir ses, tantana. Ben de artik conference call'lari en son sesde dinlemez miyim !! Tanistik, hosbes ettik ayakustu. Derken grup muduru oldugunu soyledigi birisi Venezuella'li oldugunu ekledi laf arasinda. Zaten surekli Ispanyolca konusuyor bir iki kisiyle. Neyse pilotmus aslinda, hatta kendi ulkesinde hukuk derecesi de oldugundan avukatlik da yapmis. Simdi bina yonetimi mudurlugu yapiyor. Ne alaka bu kadar alakasiz sey dedim, ailesi ucarken cok korktugundan baski yapip pilotluk isini biraktirtmislar. Bana ucaklari filan anlatiyordu, gece, yagmur ve siste ucmanin en keyifli oldugunu, cunku asil o zaman ucak kulladigini hissettigini filan...
Derken dun aksam saka gibi buraya, dibimizdeki nehre ucak dustu. Soguk diyordum dilimi isirayim, bir de uctugun ucak dusup sudan cikmak vardi. Gecmis olsun #1549 ucusundakilere...
15 Kasım 2008 Cumartesi
Mektup
Sevgili Arkadasim,Konusamadik cuma gunu, ben de sana mektup yazayim dedim. Buralari sormussun email'inde, anlatayim o zaman. Amerika uzun zamandir siyah-beyaz aslinda. Aylar gecti, mevsimler degisti renkler sonbaharda kizilin en guzelinden yesilin sarinin en canlisina kadar hepsini yasadi ama ekim yapacagini yapti siyah-beyaz Amerika hepden karardi, hepimizin icini daraltti. Hani TR'deki haberleri okuyup TV'yi izleyince kaniksarsin ya olan-biteni, simdilerde gecen ilk panik havasindan sonra biz de alisir olduk. Gerci biz Turkler alisigiz enflasyon-devaluasyon-tensikat-kriz durumlarina ama gene de demek ki biz de buralara alismaya baslamisiz ki aramizda bile epeyce tantana yapiyoruz.
Ogrenci oldugumuz yillarda M. eniste, "ne guzel ogrencisin paran da yok derdin de yok derdi". Hakikaten kus kadar hafifmisiz ama coluk-cocuk, ev, is, guc, hayat, mayat derken meger ne kadar da buyumusuz de o zamanlardaki anne babaminizin yerine gecmisiz artik. Cok sukur sagligimiz iyi ya, biz iyiyiz ya bunlar da gelip gececek elbet. Ama bazilarimizi delip de geciyor uzucu olan o.
Sen nasilsin, cocuklar nasil? Demek buraya yazdigim kitaplari okuyorsun, cok sevindim. Yakin olsaydik da konussaydik uzun uzun. Senin de okudugun kitaplari bilmek isterim. Aslinda yaz-a-madigim ama ilgilenecegini dusundugum baska kitaplar da var aklimda. Bir zaman fukaraligini dustuk ki sorma. Cogu zaman bunu dusunuyorum gercekten zaman yok mu diye, istenirse ... ulasmak istenirse bir telefon uzakliginda ya da bir email atiminda olmak bile mumkun olamiyor mu? Hayati iskalamadan yasamak biraz ustalik istiyor galiba. Ogreniyoruz iste...
2 hafta once de cadilar bayramini kutladik. Bu yil pek bir sonuk gecti bana gore. Bilmem psikolojik mi yoksa aksam kendim disari seker toplamaya cikamadigimdan mi? Genelde oglan onde ben arkada kapi kapi gezip trick or treat derdik. Cocuklarin kostumlerini gormeye deger. Bizimki korsan oldu, babasi da savas ucagi pilotu. Ha o gun once okulda bir kutlama vardi. Bizim bayram torenlerini andirir gibi sokaklardan gecit toreni yaparaktan abi-abla siniflara gittiler. 2 bina arasindaki yoldan gecerken tum yolu polisler kesmis, kenarda devriye bekliyor, komsular kapi onunde cocuklari seyrediyor filan. Buranin seker bayrami dense az degildir. 1 yila yetecek kadar sekerleme birikti evde. Dogrusu bu ya, hic de sevmiyorum o tarz seyleri. Cogunu attim bile.
Kisa keseyim derken uzayip gidiyor. Hadi kactim artik. Arasiriz gene kuzu. Optum seni ve biciriklari.
Auf widersehen :)
13 Kasım 2008 Perşembe
NYT'den Bir Yazi
Obama geliyor ama sirtinda kocaman bir yumurta kufesi var. Egitim, saglik, ekonomi, dis politika, yeni enerji kaynaklari yaratimi ... kolay degil tum bu alanlarda bir degisimi saglamak. Adamin yazisi bu linkte, okumaya deger.
12 Kasım 2008 Çarşamba
Outliers: Malcolm Gladwell'in Yeni Kitabi
Bundan onceki her iki kitabi da sahane. Hem Blink, hem Tipping Point, ilgiyle, saskinlikla, merakla, tekrar tekrar, basa sarip sarip dinledigim kitaplar oldu. Once audio'sunu sonra baski kagitda kitaplarini aldik.
Kitap (Outliers: The Story of Success) "basarinin hikayesini" anlatiyormus. Outliers da teknik bir terim olup, normalin disinda kalanlari ifade etmek icin kullaniliyormus. Diyor ki roportajda, basari bir konu uzerinde en az 10bin saat emek sarfederek gelir ve o konuda son derece disiplinli, tutarli bir calisma gerektirir.
Burada (Amerika'da) sik sik Uzakdogulu gocmenlerin basarilarindan, okulda Japan, Cin, Hintli, Koreli cocuklarin Amerikali cocuklara gore test skorlarinin yuksekliginden bahsediliyor. Yazin bir kitap okumustum. Adi: Top of the Class (Sinifin en iyisi). Nedir bu cocuklari bu kadar basarili yapan diye aklimi kurcalamisti. Pek cogunun da cevabini buldum kitapta. Bazi acilardan bizden pek de farkli degiller Uzakdogulular. Mesela buyuklere saygi gosterme, toplumda hiyerarsik bir soz hakkinin olmasi filan. Hos artik bu kaldi mi tartisilir ama eminim o toplumlar da boyle bir degisimden geciyorlardir. Diyor ki, en akilli, en zeki olmayabilirsin, dogustan yetenekli de olamayabilirsin ama neye calisiyorsan, neyle ugrasiyorsan zaman ayir, disiplinli ol, sistematik bir calisma duzenin olsun ve bunu basarincaya kadar devam ettir. Tabii bu arada ailelere bir ton oneriler de veriliyor. Rol model olma, cocuklara kaldirabilecekleri sorumluluklari verme, bazi aktiviteleri birlikte yapma vs. gibi...
Roportajda bir yerde su dikkatimi cekti, 1990'larda Kore Havayollarinda cok ucak kazasi oluyormus. Kultur ile havayollari guveligi iliskisi icin ilgili yeri asagiya yapistirdim. Onemli olan gec olmadan farketmek ve ona iliskin bir proses gelistirmekse iste budur dogrusu.F: You share a fascinating story about culture and airline safety.
G: Korean Air had more plane crashes than almost any other airline in the world for a period at the end of the 1990s. When we think of airline crashes, we think, Oh, they must have had old planes. They must have had badly trained pilots. No. What they were struggling with was a cultural legacy, that Korean culture is hierarchical. You are obliged to be deferential toward your elders and superiors in a way that would be unimaginable in the U.S.
But Boeing (BA, Fortune 500) and Airbus design modern, complex airplanes to be flown by two equals. That works beautifully in low-power-distance cultures [like the U.S., where hierarchies aren't as relevant]. But in cultures that have high power distance, it's very difficult.
I use the case study of a very famous plane crash in Guam of Korean Air. They're flying along, and they run into a little bit of trouble, the weather's bad. The pilot makes an error, and the co-pilot doesn't correct him. But once Korean Air figured out that their problem was cultural, they fixed it
Ha tabii basari ve mutluluk iliskisi uzerinde de bir iki sey soylemek gerekirse... Basari bana gore bir yerlerde CEO, VP hadi bilemedin iyi bir etiket sahibi olmak degil. Inandigin, sevdigin, tatmin buldugun alanda -ne olursa olsun- kendini iyi ifade edip onun sonucunu yasamak, verimini almak.
Adamin anlatiminda sevdigim sey, bilinen seyleri gene bilinen baska seylerle iliskilendirip aykiri bir sonuc cikartmasi. Yani iki bilinen bir denklemden yeni bir denklem yaratmasi. Neyse bakalim okuyunca ne dusundugumu yazarim bu kitap hakkinda. Amazon linkinde bir de minik video var, kitap hakkinda fikir vermesi acisindan izlenmeli bence.

